5 Ocak 2013 Cumartesi
Kırmızı
Bir kadeh şarap devirir herşeyi...Aşkıda alır içine yasıda açlığı tokluğu da.İnsanları seversin o an söversinde.Geçmiş hep gözündedir,fondaki müzik yalnızlığına eş zamanlı kadeh kaldıran arkadaş.Dostum şerefine senin için dersin ama aslında kadeh geride kalmış yıllarına kalkar.Çocuklugun gelir aklına,adım atmaya başlarken sana yoldaşlık eden ilk kırmızı pabuçların...Heyecanlı,yaramaz,saf,bilgisiz hallerin.Efkarlanır iyice içer içlenirsin.Gelmişin geçmişin elinde gibi sayarsın da sayarsın.İlk aşkının kulakları iyice çınlar,sen beni terk etmeseydin ben düşmedim bu hallere diye hayıflanırsın.İlk öpücük ilk karın ağrısı ve dayanılan ilk gerçek acı...Sonra acılar hep bencilliktir aşk oyuncak olmuştur elinde.Aşkıda gömersin kadehe,anan baban gelir aklına derinden bir offfff çekersin.Tarifi yoktur anlatamazsın hızlı hızlı yudumlarsın şarabını,için yanar,pişmanlığın artar.Keşke,keşke masamda olsaydınız diye dalarsın derinlere.Bir iki üç derken bakmışın şişe denize yolcu olmuş çoktan.Dalgalar;ilk adımlarını,aşkını ,ananı babanı almış götürmüş...
Elimde kalan boş kadehi bilmediğim geleceğime kaldırıyorum.Şerefine çocukluğum,şerefine aşkım ,şerefine anne,şerefine baba ...Eyyyy hayat bu son kadeh senin şerefine ,bunca yıl sarhoş ettin beni,bundan sonra boş kaldıracağım kadehi yaşlandığımda pişmanlığıma kaldırmayayım diye...
Neslihan Kır Unan
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder