4 Kasım 2012 Pazar

Kaldırım Taşı

Yazdan kalma bir pazar gunüne uyandım.Camı actım hava mis gibi kokuyor,sokaklar cıvıl cıvıldı.Sohbetle gecen bir kahvaltıdan sonra güneşi kaçırmamalıyım düşüncesiyle hazırlanmaya başladım.Onu mu giysem bunu mu giysem,sacım oldu mu gibi gereksiz zaman harcamaktan sonra koyuldum yola.Gunu yasamak isteyen herkes atmıştı kendini dışarıya.Gunu Bağdat caddesinde geçirmeye karar verip girdik trafiğe.Uzun bir yürüyüş,yemek ,muhabbet derken güneş batmış,Pazartesi sendromunun mutsuzluğu insanların yüzüne düşmüştü bile.Artık eve dönme vaktiydi ki ,bir ses;bir mendil almaz mısınız?Önce anlamadım denileni yola devam ettim,sonra tekrardan Allah ayırmasın güzel kızım.Algım açıldı ve arkamı dönerek sesi aradım.Temiz yüzlü bir teyze hafifçe bir tebessümle yineledi cümlesini,güzel kızım bir mendil almaz mısın?Çanatama elimi attım parayı usulca verirken naif bir sesle hep mutlu ol yavrum ,dedi.O kısacık cümle orada kitledi beni"hep mutlu ol".O kadar etkilendim ki,o tonlamadaki samimiyet,iyi niyet beni kadınla konuşmaya itti.Caddenin ara sokağında kaldırımın kenarına oturmuş insanların onu farketmesini bekliyor,etrafa tuhaf bir bakış atıyordu.Oturdum yanına sende mutlu ol teyzecigim diyerek konuşmaya başladım.Şaşkınlıkla baktı yüzüme ,niye oturdu der gibi. Çocukluğumdan beri insanlarla konuşmayı hep sevmiş,hikayelerini merak etmişimdir.Aynı merakla başladım sohbete. Teyzecigim yakınlarda mı oturuyorsun? Yok kızım uzaktan geliyorum buraya,Sarıgazi'de oturuyorum. Çoluğun çocuğun eşin yok mu? Var çok şükür. Eeee çalışmıyorlar mı? Oğlum var bir tane bebekken çocuk felci gecirdi,senelerce hem yoklukla hem onun tedavisi ile uğraştık.Allah razı olsun kocam çalıştı eve getirdi hep,bizi kimseye muhtaç etmedi ama o da geçen sene trafik kazası geçirdi,şimdi yatalak.Eve ben bakıyorum.Senelerce o bize baktı şimdi sıra bende. Yüzündeki gurur,vefa duygusu beni aldı götürdü. Haklısın teyzeciğim dedim.Çok cümle kurmak istedim ama kuramadım.Herşey bir kaç cümlede özetliydi zaten. Yaşadığım duyguları belli etmemek için uzaklaşmak istedim yanından ,yoksa hüngür hüngür ağlayacaktım yanında. Çok memnun oldum,yolum buraya düştükce size rastlarsam yine sohbet ederiz. İnşallah kızım inşallah.Allah yüzünü hep güldürsün deyip uğurladı beni. Üç beş adım sonra , Güzel kızım mendilini unuttun. Titrek bir sesle ben almasan teyzeciğim,mendilim var bir dahakine iki tane alırım olmaz mı? Olmaz sen al bunu bir dahakine yine alırsın Allah ömür verirse. Allah ömür verirse. Pamuk ipliğine bağlı bir hayatı herkes ne kadar farklı hikayelerle yaşıyordu.Ağlaya ağlaya döndüm eve ,yol boyu kadını ,çocuğunu duygularını düşündüm.Ne kadar empati kurmaya çalışsamda onun gibi hissedemezdim.Anlamaya çalıştım ,en azından kadın olarak anlamaya çalıştım.Hayattan ne kadar farklı isteklerimiz vardı, oysa ki o da kadındı bende.O da güzel olmalıydı,o da giyinip kuşanabilirdi.Ama o sadece eve ekmek götürmenin derdinde bizler ise doyumsuz duygularımızın esiri , tüketim bir hayatın pençesindeydik. Aslında o bizden daha özgür,istekleri ana ihtiyaçlarla sınırlı,umutları daha olası ve gerçekçiydi.Cömert bir dünyaya doğmamak kaderi ve yine de kaderine gülebiliyordu... Sende hep gül teyzeciğim,kaderin o temiz yüzün gibi berrak ve cömert olsun. Dilerim bir başka pazar başka bir güneşin altında yine görüşürüz. Allah ömür verirse...

2 yorum: